Denizcilik, ülkelerin ekonomisinde büyük rol oynayan; ülkelerin ticaretini ve kültürel etkileşimini büyük ölçüde güçlendiren hayati bir sektördür. Bu nedenle denizcilik sektöründe çalışan profesyonellerin de denizciliğin öneminden ötürü belirli bir dil seviyesine sahip olmaları beklenmektedir. Özellikle İngilizce, bu sektörden yaygın kullanılan dillerin başında gelir ve İngilizce denizcilik terimlerine hâkim olmak, mesleki iletişimi bir hayli kolaylaştırır. Biz de bu içeriğimizde denizcilik sektöründe sıkça kullanılan temel İngilizce kelimeleri, terimleri ve ifadeleri Türkçe anlamlarıyla birlikte derledik. Eğer siz de denizcilik alanındaysanız ve bu sektördeki iletişim becerilerinizi geliştirmek istiyorsanız bu yazı tam da size göre! Ancak bu içerikten yararlanmak için sadece denizci olmanıza gerek yok. Üstelik bu içerikten yararlanmak için denizci olmanıza da gerek yok; İngilizce kelime daracığını genişletmek isteyen herkes için oldukça faydalı. Hazırsanız, başlayalım!
İngilizce Denizcilik Terimleri
İngilizce denizcilik terimleri, gemi navigasyonundan, liman işlemlerine, güvenlik önlemlerinden, deniz hukuku ve yönetmeliğine kadar geniş bir yelpazede kullanılır. Eğer siz de A’dan Z’ye bütün denizcilik terimlerini öğrenmek istiyorsanız, bu kelimeleri aşağıdaki tablolardan kolaylıkla inceleyebilir ve pratik yapabilirsiniz.
A ile Başlayan İngilizce Denizcilik Terimleri
|
İngilizce Terim |
Türkçe Anlamı |
|
Aft |
Kıç (Geminin arka kısmı) |
|
Abeam |
Geminin yanından |
|
Aground |
Karaya oturmuş |
|
Aboard |
Gemide, gemiye binmek |
|
Ahead |
İleri, geminin önünde |
|
Accommodation |
Konaklama, yatak odası |
|
Adrift |
Sürüklenen, kontrolsüz |
|
Above board |
Açıkca, dürüstçe |
|
Abandon ship |
Gemiyi erk etmek |
|
Ahoy |
Selam, dikkat (gemideki çağrı) |
|
Air draft |
Hava taslağı (geminin su yüzeyinin altındaki kısmı) |
|
Anchor |
Çapa |
|
Anchor chain |
Çapa zinciri |
|
Anchor point |
Çapa noktası |
|
Anchorage |
Çapa koyma yeri |
|
Apparent wind |
Görünür rüzgar |
|
Ashore |
Karada, kıyıda |
|
Atoll |
Resif, mercan adası |
|
At the helm |
Tekerleğin başında |
|
Astern |
Geri,kıç tarafa doğru |
|
Avast |
Dur, durmak (denizcilik komutu) |
|
Aweigh |
Çapa kalktı, çapa alındı |
B ile Başlayan İngilizce Denizcilik Terimleri
|
İngilizce Terim |
Türkçe Anlamı |
|
Ballast |
Yük dengeleme, sığır yükü |
|
Bow |
Gemi başı, ön kısım |
|
Bareboat charter |
Yalnızca gemi kiralama |
|
Beam |
Genişlik (geminin genişliği) |
|
Below deck |
Alt güverte |
|
Bollard |
Gemi bağlama direği |
|
Barge |
Sal, yük mavnası |
|
Bowline |
Bağlantı halatı |
|
Buoy |
Şamandıra |
|
Bridge |
Köprü, köprü üstü |
|
Bulkhead |
Sınıf duvarı |
|
Brace |
Gemi direği düzenleme |
|
Burgee |
Yelkenli bayrak |
|
Bunkering |
Yakıt ikmali |
|
Bunk |
Gemi yatağı |
|
Bulk cargo |
Dökme yük |
|
Breakwater |
Dalga kıran |
|
Bridge wing |
Köprü kanadı |
|
Bowing |
Baş kısmı bükülme |
|
Breach |
Delik, hasar |
|
Bilge |
Geminin alt bölümü, sular |
C ile Başlayan İngilizce Denizcilik Terimleri
|
İngilizce Terim |
Türkçe Anlamı |
|
Captain |
Kaptan |
|
Cargo |
Yük, kargo |
|
Capstan |
Çapa makarası |
|
Cast off |
Bağlantıyı çözmek, bağlarını kesmek |
|
Chevron |
Gemi malzemeleri satan dükkan |
|
Chart |
Harita |
|
Chandlery |
Yelkenli geminin yön işareti |
|
Cleat |
Halat bağlama çıtası |
|
Cargo hold |
Yük ambarı |
|
Container ship |
Konteyner gemisi |
|
Coast guard |
Sahil güvenlik |
|
Compass |
Pusula |
|
Current |
Akıntı, deniz akıntısı |
|
Cruise |
Gezinti, tur |
|
Cap |
Geminin baş kısmı |
|
Cuddy |
Küçük kabin |
|
Cutter |
Küçük tekne |
|
Crow’s nest |
Gözcü yuvası |
|
Clapper |
Sınıf kapısı |
|
Cone |
Konik şekil |
|
Coxswain |
Tekne kaptanı |
D ile Başlayan İngilizce Denizcilik Terimleri
|
İngilizce Terim |
Türkçe Anlamı |
|
Davit |
Gemi halatı kaldırma makarası |
|
Deck |
Güverte |
|
Deckhand |
Güverte işçisi |
|
Deckhouse |
Güverte evi (üst yapı) |
|
Deflection |
Sapma, yön değişikliği |
|
Derrick |
Kaldırma donanımı (vinç) |
|
Displacement |
Deplasman (gemi ağırlığı) |
|
Dock |
Rıhtım, iskele |
|
Docking |
Yanaşma, gemi çekme |
|
Doghouse |
Köpek evi (gemi içi küçük alan) |
|
Draft |
Su çekimi (gemi derinliği) |
|
Drift |
Sürüklenme, savrulma |
|
Deck cargo |
Güverte yükü |
|
Drydock |
Kuru havuz (geminin su dışında bakımı) |
|
Dead reckoning |
Ölü hesaplama (sefer rotası tahmin etme) |
|
Depth |
Derinlik |
|
Dinghy |
Küçük tekne (yardım teknesi) |
|
Donkey engine |
Yardımcı motor (yedeğe motor) |
|
Drum |
Makara, tambura |
|
Doldrums |
Durgun deniz (rüzgarsız bölge) |
|
Daylight |
Gün ışığı (gemi ışıklarının yanması) |
|
Ditch |
Çukurlamak, terk etmek |
|
Distress signal |
Tehlike sinyali |
E ile Başlayan İngilizce Denizcilik Terimleri
|
İngilizce Terim |
Türkçe Anlamı |
|
Engine room |
Makine dairesi |
|
Emergency |
Acil durum |
|
Emergency beacon |
Acil durum işareti |
|
Engine |
Motor |
|
Elongation |
Uzama (geminin esneme payı) |
|
Ebb tide |
Alçalma (deniz seviyesi düşüşü) |
|
Egress |
Çıkış, kaçış |
|
Electrochemical corrosion |
Elektrokimyasal korozyon |
|
Electrostatic |
Elektriksel statik |
|
Ensign |
Bayrak, sancak |
|
Entanglement |
Dolaşma, karışma |
|
Evacuation |
Tahliye |
|
Escape hatch |
Kaçış kapağı |
|
Elevation |
Yükseklik |
|
Exhaust |
Egzoz, atık gaz |
|
Explosive |
Patlayıcı |
|
Eagle eyes |
Keskin gözler (gözlem yapmak) |
|
Enclosed space |
Kapalı alan |
|
Eddy current |
Vorteks akımı |
|
Exposed |
Maruz kalmış, açık |
|
Exemption |
Muafiyet |
|
Endurance |
Dayanıklılık, sefere devam etme kapasitesi |
|
Equipment |
Ekipman, donanım |
|
Echo sounder |
Eko cihazı, derinlik ölçer |
|
Expedition |
Keşif, sefer |
|
Emergency response |
Acil müdahale yanıtı |
|
Extra buoyancy |
Ekstra su kaldırma kuvveti |
|
End |
Son, bitiş |
F ile Başlayan İngilizce Denizcilik Terimleri
|
İngilizce Terim |
Türkçe Anlamı |
|
Flag |
Bayrak |
|
Fender |
Geminin kenarlarını koruyan koruma aparatı |
|
Fleet |
Filoya (deniz araçları grubu) |
|
Fathom |
Deniz derinliği ölçü birimi |
|
Flotation device |
Yüzer cihaz |
|
Flooding |
Su basma, sel |
|
Foul |
Kirli su yolu |
|
Forecastle |
Pruva üstü |
|
Freeboard |
Su seviyesinin üstündeki alan |
|
Fuel tank |
Yakıt tankı |
G ile Başlayan İngilizce Denizcilik Terimleri
|
İngilizce Terim |
Türkçe Anlamı |
|
Galley |
Mutfak |
|
Gangway |
Geçiş yolu (gemi ile iskele arasındaki köprü) |
|
Galleon |
Galyon (büyük tarihi gemi) |
|
Gimbals |
Gemi dengesini sağlayan sistemler |
|
Grit |
Kum, iri taneli toprak |
|
Gear |
Gemi takımı |
|
Grain |
Yük (özellikle tahıl) |
|
Gust |
Rüzgarın ani artışı |
|
Greenwich Mean Time (GMT) |
Greenwich Ortalama Zamanı (Zaman dilimi) |
|
Grounding |
Karaya oturma, alabora olma |
H ile Başlayan İngilizce Denizcilik Terimleri
|
İngilizce Terim |
Türkçe Anlamı |
|
Hull |
Gövde |
|
Hoist |
Yük kaldırma aparatı |
|
Hatch |
Yük ambarına açılan kapak |
|
Heading |
Yön, rotanın belirlenmesi |
|
Heaving line |
Atma halatı |
|
Helmsman |
Rüzgar ve rotayı ayarlayan kişi |
|
Hydrodynamics |
Hidrodinamik (su hareketleri bilimi) |
|
Harbour |
Liman |
|
Hawser |
Yedekleme halatı |
|
Hull integrity |
Gövde sağlamlığı |
I ile Başlayan İngilizce Denizcilik Terimleri
|
İngilizce Terim |
Türkçe Anlamı |
|
Iceberg |
Buzdağı |
|
Inflatable boat |
Şişme bot |
|
Ingress |
Giriş |
|
Induction |
Giriş, alınma (makineye) |
|
Influx |
Giriş, akış (su akışı) |
|
Icebreaker |
Buzkıran gemisi |
|
Inspection |
Muayene, denetleme |
|
Incline |
Yatık, eğilim |
|
International Maritime Organization (IMO) |
Uluslararası Denizcilik Örgütü |
|
Isolated |
İzole edilmiş, ayrılmış |
J ile Başlayan İngilizce Denizcilik Terimleri
|
İngilizce Terim |
Türkçe Anlamı |
|
Jib |
Cılb (yelkende kullanılan bir tür direk) |
|
Jack |
Direk bayrağı, gemi bayrağı |
|
Jettison |
Yük boşaltmak, atmak |
|
Junction |
Bağlantı, kavşak |
|
Jetty |
İskelenin küçük versiyonu |
|
Jet propulsion |
Jet itici kuvvet |
|
Jamming |
Sıkışma, tıkanma |
|
Jolly boat |
Küçük bot |
|
Junk |
Yıkık dökük, hurda |
|
Jam |
Engellemek, tıkanmak |
K ile Başlayan İngilizce Denizcilik Terimleri
|
İngilizce Terim |
Türkçe Anlamı |
|
Keel |
Yalpa, deniz yatağını sabitleyen uzun kısım |
|
Knot |
Deniz mil, hız birimi |
|
Kelp |
Deniz yosunu |
|
Kingpost |
Ana direk (yük taşıma direği) |
|
Knuckle |
Gemi kıvrımı (gemi köşesi) |
|
Kedge |
Kıyıya çekmek, bağlama |
|
Kingfisher |
Yalıçapkını (denizdeki kuş türü) |
|
Killer whale |
Katil balina |
|
King’s ransom |
Büyük ödül, çok değerli bir şey |
|
Knot speed |
Rüzgarın hızı, deniz hızı |
L ile Başlayan İngilizce Denizcilik Terimleri
|
İngilizce Terim |
Türkçe Anlamı |
|
Lifeboat |
Can kurtarma botu |
|
Lighthouse |
Fener, deniz feneri |
|
Launch |
Fırlatmak,başlatmak |
|
Liner |
Hat gemisi, düzenli sefer yapan gemi |
|
Length overall |
Geminin boyu, toplam uzunluk |
|
Leeward |
Rüzgarın ters yönü |
|
Lashing |
Sıkı şekilde bağlama |
|
Logbook |
Gemi günlükleri |
|
Lubber’s line |
Yön çizgisi |
|
Load line |
Yük hattı |
M ile Başlayan İngilizce Denizcilik Terimleri
|
İngilizce Terim |
Türkçe Anlamı |
|
Marine |
Gemi bağlama |
|
Marina |
Yat limanı |
|
Marine |
Denizcilik, denize ait |
|
Mast |
Gemi direği |
|
Magnetic compass |
Manyetik pusula |
|
Merchant ship |
Ticaret gemisi |
|
Mooring line |
Bağlama halatı |
|
Manual |
Manuel |
|
Man overboard |
Deniz kazası, denize düşme |
|
Machinery space |
Makine dairesi |
N ile Başlayan İngilizce Denizcilik Terimleri
|
İngilizce Terim |
Türkçe Anlamı |
|
Navigation |
Seyir, rota takip etme |
|
Nautical mile |
Deniz mili (uzunluk birimi) |
|
Nose |
Burun (gemi burun kısmı) |
|
Nose dive |
Burun çakması (geminin baş kısmının suya batması) |
|
Nuclear submarine |
Nükleer denizaltı |
|
Nautical chart |
Deniz haritası |
|
Naval vessel |
Denizci gemisi, savaş gemisi |
|
Nose cone |
Burun kısmı (geminin ön kısmı) |
|
Nozzle |
Düzgün akış sağlayan boru ucu |
|
Navigation bridge |
Seyir köprüsü |
O ile Başlayan İngilizce Denizcilik Terimleri
|
İngilizce Terim |
Türkçe Anlamı |
|
Oar |
Kürek |
|
Observation |
Gözlem, gözleme yapmak |
|
Offshore |
Açık deniz, kıyıdan uzak |
|
Outboard |
Dıştan (motorsuz) motorlu tekne |
|
Oceanography |
Okyanografi (deniz bilimi) |
|
Overboard |
Gemiden dışarı, denize düşme |
|
Onboard |
Gemi içinde, gemiye ait |
|
Oxygen tank |
Oksijen tankı |
|
Outrigger |
Sürüklenmeyen kenar yapısı |
|
Oil spill |
Petrol sızıntısı |
P ile Başlayan İngilizce Denizcilik Terimleri
|
İngilizce Terim |
Türkçe Anlamı |
|
Port |
Liman, iskele |
|
Pilot |
Gemiye rehberlik yapan kişi |
|
Propeller |
Pervane |
|
Porthole |
Gemi penceresi |
|
Pinion |
Çark dişi, çark parçası |
|
Panama Canal |
Panama Kanalı |
|
Passage |
Geçiş yolu, rota |
|
Portside |
Liman tarafı (gemi sol tarafı) |
|
Paddle |
Yelken, kürek |
|
Platform |
Deniz platformu |
Q ile Başlayan İngilizce Denizcilik Terimleri
|
İngilizce Terim |
Türkçe Anlamı |
|
Quay |
Rıhtım, iskele |
|
Quarterdeck |
Gemi güvertesi, kaptan köşküne yakın alan |
|
Quick release |
Hızlı serbest bırakma (gemi halatı) |
|
Quarantine |
Karantina |
|
Quartermaster |
Çeyrek subayı (gemi harita ve yön kontrolü) |
|
Quiet zone |
Sessiz alan |
|
Quicklime |
Kireç, beyaz toprak |
|
Quadrant |
Çeyrek (derece ölçü birimi) |
|
Queue |
Sıra, kuyruk |
|
Quasi-static |
Yavaş hareketli, durağan |
R ile Başlayan İngilizce Denizcilik Terimleri
|
İngilizce Terim |
Türkçe Anlamı |
|
Radar |
Radar (yer belirleme cihazı) |
|
Rigging |
Donanım, gemi donanımının düzeni |
|
Rudder |
Dümenci, dümen |
|
Reef |
Resif, kayalık |
|
Rear |
Arka, geminin arka kısmı |
|
Rough sea |
Çalkantılı deniz |
|
Rope |
Halat |
|
Roll |
Yalpa (geminin sağa sola hareketi) |
|
Refueling |
Yakıt ikmali |
|
Red alert |
Kırmızı alarm |
S ile Başlayan İngilizce Denizcilik Terimleri
|
İngilizce Terim |
Türkçe Anlamı |
|
Starboard |
Sağa, geminin sağ tarafı |
|
Stern |
Kıç, geminin arka kısmı |
|
Sail |
Yelken |
|
Submarine |
Denizaltı |
|
Salvage |
Kurtarma (gemi kazası sonrası) |
|
Shore |
Kıyı, kara parçası |
|
Seaworthy |
Denizciliğe uygun, güvenli |
|
Signal |
Sinyal |
|
Shackle |
Halat bağlantı elemanı |
|
Squall |
Fırtına, rüzgar patlaması |
T ile Başlayan İngilizce Denizcilik Terimleri
|
İngilizce Terim |
Türkçe Anlamı |
|
Tanker |
Tanker gemisi |
|
Tug |
Çekme botu |
|
Tonnage |
Tonaj (gemi ağırlığı) |
|
Throttle |
Gaz kelebeği, gaz ayarı |
|
Thruster |
İtici motor |
|
Tide |
Gelgit, okyanus hareketi |
|
Tow |
Yedeklemek |
|
Tramp steamer |
Yolcu gemisi (dönüşümlü hat) |
|
Traffic separation |
Trafik ayırma (gemi yolları) |
|
Transshipment |
Yük aktarması |
U ile Başlayan İngilizce Denizcilik Terimleri
|
İngilizce Terim |
Türkçe Anlamı |
|
Underway |
Hareket halinde, seferde |
|
Under-keel |
Gövde altı (gemi altı) |
|
Uppper deck |
Üst güverte |
|
Underwater |
Su altı |
|
Uptake |
Alım, emiş (denizaltı ya da gemi gazları) |
|
Uplink |
Yüksek veri bağlantısı |
|
U-shape |
U şeklinde (bölgede) |
|
Unberthing |
Limandan ayrılma |
|
Uptake valve |
Alım valfi |
|
Undercurrent |
Su altı akıntısı |
V ile Başlayan İngilizce Denizcilik Terimleri
|
İngilizce Terim |
Türkçe Anlamı |
|
Vessel |
Gemik, deniz aracı |
|
Voyage |
Yolculuk, deniz yolculuğu |
|
VHF (Very High Frequency) |
Çok Yüksek Frekans (radyo iletişimi) |
|
Vortex |
Dönüş,girdap |
|
Valves |
Vanalar |
|
Vane |
Pervane, kanat |
|
Vessel traffic |
Gemi trafiği |
|
Vise |
Mengene |
|
Viscosity |
Viskozite, sıvı akışkanlık |
|
Vertical line |
Dikey hat, çizgi |
W ile Başlayan İngilizce Denizcilik Terimleri
|
İngilizce Terim |
Türkçe Anlamı |
|
Wharf |
İskelesi, rıhtım |
|
Wreck |
Enkaz |
|
Windlass |
Yelkenli halat sistemi |
|
Watch |
Görev, nöbet |
|
Wave |
Dalga |
|
Waterline |
Su hattı |
|
Washing down |
Yıkama, temizleme |
|
Wake |
Gemi izi, arkasındaki su hareketi |
|
Windward |
Rüzgar yönü, rüzgarı karşılayan taraf |
|
Weigh anchor |
Çapa almak |
X ile Başlayan İngilizce Denizcilik Terimleri
|
İngilizce Terim |
Türkçe Anlamı |
|
X-Band Radar |
X Bandı Radarı (radar tipi) |
|
Xenon Lamp |
Xenon Lamba (yüksek yoğunluklu ışık kaynağı) |
|
X-rayed cargo |
Röntgen taramadan geçmiş yük |
|
X-tension |
Gerginlik, gerilme |
Y ile Başlayan İngilizce Denizcilik Terimleri
|
İngilizce Terim |
Türkçe Anlamı |
|
Yacht |
Yat |
|
Yaw |
Yön kayması, kayma (gemi hareketi) |
|
Yellow flag |
Sarı bayrak (hastalık bildirisi) |
|
Yoke |
Direksiyon, dümen kolu |
|
Yard |
Yelkenli teknede direk uzunluğu, şaft |
|
Yachting |
Yatçılık |
|
Yardarm |
Direk kolu (yelkenli tekne) |
|
Yellowtail |
Sarı kuyruk (balık türü) |
|
Yelling |
Bağırmak (gemi personeli tarafından komut verme) |
|
Yardstick |
Ölçüm çubuğu |
Z ile Başlayan İngilizce Denizcilik Terimleri
|
İngilizce Terim |
Türkçe Anlamı |
|
Zodiac |
Zodyak (şişme bot) |
|
Zero visibility |
Hiçbir görüş mesafesi |
|
Zigzag course |
Zigzag rotası |
|
Zero ballast |
Sıfır balast/balastsız durum |
|
Zone of silence |
Sessizlik bölgesi (radar) |
|
Zinc anode |
Çinko anot |
|
Zepllin |
Zeplin, hava gemisi |
|
Zoning |
Bölgeleme, bölgeler arası hareket |
|
Zigzag maneuver |
Zigzag manevrası |
|
Zeppelin mooring |
Zeplin demiri, bağlama |
İngilizce Denizcilik Terimleri ve Türkçe Anlamları İle İlgili Sık Sorulan Sorular
Gemi İngilizce ne demek?
İngiizce’de gemi, “ship“ anlamına gelmektedir.
Deniz ile ilgili İngilizce kelimeler nelerdir?
İngilizcede Deniz ile ilgili, sea (deniz), captain (kaptan), sailor (denizci), anchor (çapa), deck (güverte), coast (kıyı), tide (gelgit), wave (dalga), harbour (liman) gibi birçok kelime vardır.
Tekne İngilizcesi ne?
Tekne kelimesinin İngilizcesi, “boat“ anlamına gelmektedir.
İngilizce Denizcilik Terimleri nedir?
İngilizce denizcilik terimleri, port (iskele), starboard (sancak), hull (gövde), compass (pusula), navigation (seyir), logbook (seyir defteri, marina (yat limanı) gibi kelimelerdir.