Fıkralar, İngilizce kelime kapasitenizi geliştirmek için oldukça etkili ve eğlenceli bir öğrenme yöntemidir. İngilizce fıkraları okuyup anlamaya çalışarak hem eğlenceli vakit geçirebilir hem dedil pratiği yapabilirsiniz. Eğer siz de İngilizce kelime hakimiyetinizi artırmak için eğlenceli bir alternatif arıyorsanız doğru adrestesiniz! Bu içerikten, İngilizce fıkralar ve Türkçe anlamlarına kolayca ulaşabilirsiniz.
İngilizce Nasreddin Hoca Fıkraları ve Türkçe Anlamları
Nasrettin Hoca fıkraları 7’den 70’e herkesin keyif alarak okuduğu ve senelerce anlattığı fıkralardır. Bu fıkralar sadece Türkiye’de değil aynı zaman birçok ülkede de oldukça geniş bir kitleye hitap eder. Aşağıda Nasrettin Hoca’nın fıkralarının İngilizce ve Türkçe hallerini inceleyebilir ve dil pratiği yapabilirsiniz.
What if it Works? / Ya Tutarsa?
One day, Nasreddin Hoca was seen pouring yogurt yeast into the lake. People saw this and they asked him what he was doing, he replied, “I am tuning the lake into yogurt. What if it Works?”
Nasreddin hoca bir gün göle maya çalar. Onu görenler ona ne yaptığını sorar, o da, “Göle maya çalıyorum, ya tutarsa?” demiş.
Who Pays Gets to Blow The Whistle /Parayı Veren Düdüğü Çalar
One day Nasrettin Hoca saw a man selling whistles in the bazaar. His son wanted to get one but Hoca didn’t have enough Money. The next day Hoca came back and bought all the whistles with money. Then he went to the village square and started blowing them loudly. When people complained about the noise, he said, “Who pays for the whistles gets to blow them.”
Hoca, pazarda düdük satan bir adam görür. Oğlu düdükleri görüp ister ama hocanın parası yetmez. Ertesi gün tüm parayı alıp pazara gider ve tüm düdükleri satın alır. Köy meydanına çıkarak düdük çalmaya başlar. Herkes sesten rahatsız olmuş. Hoca ise “Parayı veren düdüğü çalar” der.
Which One is Real?/ Hangisi Gerçek?
One day, Nasrettin hoca was riding his donkey backwards. People who saw him told him “Hoca, you’re riding your donkey backwards!” Which he replied, “No, i’m riding correctly its the donkey who’s facing the wrong way.”
Bir gün Hoca, eşeğine ters biner. İnsanlar bunu görünce “Hoca, eşeğe ters binmişsin!” diyince, “Hayır, ben doğru biniyorum, eşek ters gidiyor” demiş.
İngilizce Temel Reis Fıkraları ve Türkçe Anlamları
The Doctor Who Does Good Work/ İşi İyi Yapan Doktor
Dursun said, “Temel is a very good doctor.”
They asked, “How do you know?”
He replied, “Last year i needed an expensive surgery.I didn’t have the money, so he retouched the X-ray.”
Dursun “Temel çok iyi bir doktordur” demiş.
“Nereden biliyorsun” demişler.
“Geçen yıl çok pahalı bir ameliyat olmam gerekiyordu, param yoktu, röntgende rötuş yaptı.” diye cevaplamış.
Temel and English/ Temel ve İngilizce
Temel signed up for an English class.
His teacher asked him: “Temel, What does İ am sorry mean?”
Temel responded: “I’m from Karadeniz.”
Temel İngilizce kursuna yazılmış.
Hocası sormuş: “Temel, I am sorry ne demek?”
Temel cevaplamış: “Ben Karadenizliyim.”
Temel on The Traffic/ Temel Trafikte
Temel was driving his car when a police pulled him over.
The police said: “Do you have a drivers licsense?”
Temel responded: “I did but when i got the car i left it at home.”
Temel arabayla giderken polis çevirmiş.
Polis demiş ki: “Ehliyetiniz var mı?”
Temel cevaplamış: “Vardı ama arabayı alınca evde bırakmışum.”
İngilizce Ezop Fıkraları ve Türkçe Anlamları
Ezop’un fıkraları, her yaştan insan için hem eğitici hem keyifli hem de düşündürücüdür. Aşağıdan, Aesop’un en bilinen fıkralarının İngilizcelerini ve Türkçe anlamlarını inceleyebilirsiniz.
The Fox and The Grapes/Tilki ve Üzümler
A fox tried to reach some grapes hanging on a vine. After failing many try’s, he walked away and said, “The grapes are probably sour anyway.”
Bir tilki, yüksek bir asmada duran üzümlere uzanmaya çalışmış. Bür sürü denemeden sonra yapamayınca uzaklaşmış ve “Üzümler zaten ekşidir.” demiş.
The Lion and The Mouse/ Aslan ve Fare
A lion spared a little mouse. Later, the mouse helped the lion to escape a net.
Bir aslan minik bir fareyi bağışlamış. Sonrasında ise, fare aslanın ağdan kaçmasına yardım etmiş.
The Ant and The Grasshopper/ Karınca ve Çekirge
A grasshopper spent the whole of summer dancing and singing. An ant worked hard and stored food for winter. When winter came, the grasshopper was hungry, but theant was prepared.
Bir çekirge yaz boyunca şarkı söyleyip eğlenmiş. Bir karınca ise çok çalışıp yiyecek biriktirmiş. Kış geldiğinde çekirge aç kalmış, karınca ise hazırlıklıymış.
En Komik 10 İngilizce Fıkra Örnekleri
İngilizce fıkralar, komik ve eğlendirici halleriyle size İngilizce öğrenirken keyifli bir deneyim sunar. Komik durumları, kelime oyunlarıyla anlatarak ve sizi güldürmeyi amaçlayan fıkralar, İngilizceyi öğrenmeyi oldukça kolaylaştırır. Aşağıda 10 adet İngilizce fıkra örneklerini ve onların Türkçelerini inceleyebilirsiniz.
America and Maria
Teacher: Maria, please show Amerika on the Map.
Maria: Here it is.
Teacher: Good. Then kid , who discovered America?
Class: Maria did teacher!
Öğretmen: Maria, lütfen haritada Amerika’yı göster.
Maria: Burda öğretmenim.
Öğretmen: Güzel. Peki söyle çocuğum, Amerika’yı kim buldu?
Sınıf: Maria buldu öğretmenim!
A Short Cut
Liam: I have a photographic memory.
Nina: That’s amazing!
Liam: Yeah, but I never developed it.
Liam: Benim fotoğrafik hafızam var.
Nina: Harika bir şey bu!
Liam: Evet ama hiç bastırmadım.
Wrong Marriage
Lea: Aren’t you wearing your wedding ring on your wrong finger?
Stacy: Yes I am, because i married the wrong guy.
Lea: Evlilik yüzüğünü yanlış parmağına takmıyor musun?
Stacy: Evet, çünkü yanlış adamla evlendim.
The Sign
Teacher: Why are you late, son?
Student: Beacause of the sign.
Teacher: What sign?
Student: The sign that says “School Ahead, Go Slow!”
Öğretmen: Niye geç kaldın oğlum?
Öğrenci: Tabela yüzünden.
Öğretmen: Hangi tabela?
Öğrenci: “Okul Yolu,Yavaş Gidin!” diyen tabela.
The Homework
Why did the student eat his homework?
Because the teacher said that it was a piece of cake!
Öğrenci neden ödevini yedi?
Çünkü öğretmen bunun “çocuk oyuncağı” olduğunu söylemişti!
Eggs
Why don’t eggs tell jokes?
Beacause, they would crack up!
Yumurtalar neden şaka yapmaz?
Çünkü kırılırlar!
Cat as a Furniture
What do you call a lazy cat?
A fur-niture!
Tembel bir kediye ne dersin?
Tüylü mobilya!
The Math Book
Why did the math book look so sad?
Beacause it had too many problems.
Matematik kitabı neden üzgün görünüyordu?
Çünkü çok fazla problemi vardı.
The Virus
Why did the computer go to the doctor?
Beacause it caught a virus!
Bilgisayar neden doktora gitmiş?
Çünkü virüs kapmış!
The Scarecrow
Why did the scarecrow win an award?
Beacause he was outstanding in his field!
Korkuluk nedenbir ödül kazandı?
Çünkü koruduğu tarlada çok “üstün” biriydi!
İngilizce Fıkralar ve Türkçe Anlamları Hakkında Sık Sorulan Sorular
İngilizce fıkraların çevirileri bire bir mi yapılır?
Hayır, İngilizce fıkralar espri yapıları korunarak anlamına uygun şekilde çevrilir. Tüm fıkra anlam farklılıklarından dolayı birebir çevrilemez.
Çocuklar için uygun olan İngilizce fıkralar var mı?
Evet, sizler için derlediğimiz fıkralardan çocuklara uygun gördüklerinizi seçilebilirsiniz.
İngilizce fıkraları nerelerde kullanabilirim?
İngilizce derslerinde, sunumlarda, sosyal medyada veya günlük yaşantınızda İngilizce fıkraları paylaşabilirsiniz.
İngilizce fıkralar öğrenmeye nasıl yardımcı olur?
İngilizce fıkralar, kelime dağarcığınızı eğlenceli bir şekilde genişletir.